Tatil Günlüğü 1

Bu yılki yolculuğumuzda yolun ilk sürprizi bu güzel ayçiçek tarlası oldu.
 
Bu yıl Datça'ya ikinci kez geldik. İlk yılda da çok memnun kalmış ama doyamamıştık.
Burada resim çekmelere doyamadığım tek yer tabiki begonvilli olan heryerdi.
 
 
Karayolu ile ulaşılamayacak yerler için bu yıl Selimiye turuna katıldık, teknenin sondan bir önceki koyda arıza vermesi dışında herşey çok güzeldi, neyseki önce bir tekne sonra da jetski yardımıyla Aktur'a ulaştırılıp oradan da minibüslerle Datça'ya geldik.
 
Datça'da dondurmada tek adresimiz tabiki Çınar dondurmaydı. Adının da bunda payı var tabi :) ama dondurmamızı hijenik bir şekilde eldiven kullanarak vermeleri bir diğer tercih sebebimizdi.

Oldukça küçük, sahil kıyısını yorulmadan bir uçtan bir uca gezebildiğiniz şirin bir yer. Her akşam sahile kurulan masalarda keyifli akşamlar yaşamak mümkün. Bunun dışında yemek için bizim en çok tercih ettiğimiz yerler "Zekeriya Sofrası" oldu burası ev yemekleri yapıyor, oldukça kalabalık ve rağbet gören bir yer, buna rağmen her zaman aynı kalite ve lezzette yemekler sunuyorlar. Bir diğer adres de  "Amisos Pide" burası Samsun pidecisi lezzetli pideleri, kendi yaptıkları ayranları ile muhteşem bir yemekten sonra da demirhindi şerbeti ikram ediliyor.

Tatil Günlüğü 2

İnsanın, özellikle bizim gibi denizi olmayan göl manzaralarıyla avunanlar için bu manzara eşliğinde kahve keyfi yapmak muhteşem bir duygu, acaba sürekli burada olsak yine aynı heyecanı ve keyfi alırmıydık?
Çınar'ın buradaki en büyük tutkusu balık tutmak ve sevgiye doymak bilmeyen kediciklerle vakit geçirmekti. Limanda yakaladığı balıklarla kedileri besledi. Üçümüz iskeleye sıralanmış otururken hemen yanımızda bitiverdiler. Hatta sabırzılık edip sırtımıza patileriyle vurup hadi artık der gibiydiler. Her akşam üstü istisnasız rutinimiz bu oldu.

Eski Datça'nın havası çok daha farklı, her bir köşe özene bezene oluşturulmuş, hangi köşeye baksanız herşey çok çok güzel, kaç kere gezersem gezeyim bıkmam.
Bilinçsizce, umarsızca denize ve çevreye bırakılan çöpler, her tatilde olduğu gibi bu yıl da yine görünce üzüldüğümüz ve çok sinirlendiğimiz manzaralardı.

Tatil Günlüğü 1

Bu yılki yolculuğumuzda yolun ilk sürprizi bu güzel ayçiçek tarlası oldu.
Bu yıl Datça'ya ikinci kez geldik. İlk yılda çok memnun kalmış ama doyamamıştık.
Burada resim çekmelere doyamadığım tek yer tabiki begonvilli olan heryerdi.
Karayolu ile ulaşılamayacak yerler için bu yıl Selimiye turuna katıldık, sondan bir önceki koyda arıza vermesi dışında herşey çok güzeldi, neyseki önce bir tekne sonra da jetski ile Aktur'a ulaştırılıp oradan da minibüslerle Datça'ya geldik.
 
Datça'da dondurmada tek adresimiz tabiki Çınar dondurmaydı. Adının da bunda payı var tabi :) ama dondurmamızı hijenik bir şekilde eldiven kullanarak vermeleri bir diğer tercih sebebimizdi.
Oldukça küçük, sahil kıyısını yorulmadan bir uçtan bir uca gezebildiğiniz şirin bir yer. Her akşam sahile kurulan masalarda keyifli akşamlar yaşamak mümkün. Bunun dışında yemek için bizim en çok tercih ettiğimiz yerler "Zekeriya Sofrası" oldu burası ev yemekleri yapıyor, oldukça kalabalık ve rağbet gören bir yer, buna rağmen her zaman aynı kalite ve lezzette yemekler sunuyorlar. Bir diğer adres de  "Amisos Pide" burası Samsun pidecisi lezzetli pideleri, kendi yaptıkları ayranları ile muhteşem bir yemekten sonra da demirhindi şerbeti ikram ediliyor.

9 Ağustos 2017

Ufak tefek hazırlıklar var kışa dair. Şu günlerde Ayaş domatesinin ekşili lezzetinin tadını çıkarırken kışı da unutmuyoruz tabi, bazen bu hazırlıklar gözümde büyüyor, o yüzden fazla kasmadan yormadan azar azar yapıyorum. Bunlara daha eklemeler yapılacak, biraz da meyve yapmak geçiyor aklımdan.
Aklımda olan yapmak istediğim çok şey var, fikir çok üretimde aksama var, şimdilik serin günlere atıyorum topu.

5 Ağustos 2017

Dikdörtgen kısa bir şaldan düşük kol gömlek denemesi, boylamasına katlayıp yanlardan dikip birde yaka yapmaya çalıştım ama daha çok yol katetmem gerek.
Takı denemelerine devam, renkli keseler hazır dikilmiş, şahane hediye ambalajı olur, kumaşlarını çok sevdim nostaljik geldi.
İlham kaynağı tabiki internet, çok güzel tasarımlar var, birkaç yerde gözüme çarptı, mavisi özellikle beni cezbedince kendimce denemeye karar verdim. Bir tane de bileklik olmazsa olmazdı.
Lavanta sevdası devam ediyor, keselerde eskileri tekrar ederken bir de bunu yapayım dedim. Epey büyükçe ama evdeki yedekler için naylon poşet yerine büyükçe bir torba oldu. 

29 Temmuz 2017

Dokuz günlük bir ara, arada başına otursamda birşey yayınlayamadım. Bu verimsiz ve boş günlerde İnstagram en büyük ilham kaynağım aslında ama o bile bende şu ara etkili değil. Çok güzel işler var bakıyorum özeniyorum ama hareket yok.... Şimdilik..
Yastığımdan ümidi kestim, sanırım malzemeden kaynaklı biraz da örerken çok kıvrılıyor sevmedim, oysa epey umutluydum, tüylenmez ve daha parlak gibiydi.
Tembel günlerde bana en iyi gelen şey yeşil alanlara kaçmaktı, 
Oturup bir işe başlayamayınca sağı solu didikler oldum. Daha çok boz-yap işlerine daldım, daldan dala atladım desek yanlış olmaz. Biraz bandana, biraz takı, biraz foto poz falan filan...
Daha evvel revize edilmiş bir bluza ufak tefek eklemelerle ikinci bir revize gibi olmadık işler peşindeydim.
Maksat oyalanmak, sanırım şu ara ruh halim uzun soluklu bir işe gelecek gibi değil, kısa kısa işler en güzeli, uzun işleri kışa saklıyorum. Şimdi epeydir beni bekleyen kitaplarıma döndüm, bir müddet onlarlayım.. Kitaplarda altını çizmek istediğim cümleler için bir defter bile ayarladım.

20 Temmuz 2017

Yeni denemeler... Şu ara epey keyif alıyorum birşeyler çizmeye çalışmaktan.

19 Temmuz 2017

Birkaç yıl önce Cunda'da gördüğüm saç bantları, geçtiğimiz gün ne yapmayı bilmezken elime geçen kaneviçelerle bir bandana fikri verdi. Ön kısma elimdeki parça yemeni kenarlarından geçirdim, bağlama kısmı geniş pamuklu bir kurdeleyle tamamlandı.






















18 Temmuz 2017

Bu hafta sıcaklar yüzünden hiç birşey yapası olmayan benin ufak tefek sadece kısa süreli oyalamadan öteye geçmeyen işler yaptırdı. Öyle çok lazım olduğundan de değil yani, yaptım işte.
Elime kalınlığı ve yumuşaklığı hoşuma giden bir ip geçince hemen sehpalara minik danteller yaptım, hava bezdirici, oysa daha birkaç ay önce yazı çooook özlemiştik, galiba bahar insanıyım ben.
(aynı yuvarlak örgülerin modeli buradan)